AH O ELA GÖZLÜ KADIN ..

Benim çocukluğum  yetmişli yılların buhranına , sıkıntılarına  rastlamıştır . Herkesin bu yıllarla ilgili hatıraları söyleyecek bir çok sözü yaşadıkları iyi yada kötü anıları vardır elbet ; fakat ben olan biten herşeyi bir çocuk gözü ve bilinciyle yaşamaktaydım oysa . Zor zamanlardı ,  ülke önemli değişimler yaşamaktaydı solcular sağcılar milliyetçiler siyasi hayatın biçimlenmesi ülkenin yönetilmesi hakkında söz ve iktidar sahibi olmak istiyordu . Ne olup bittiği biz çocuklar için pek de  önemli değildi açıkçası  , herkes kendi kabuğuna çekilmiş işinde gücündeydi ekmeğinin derdindeydi . Geceleri sokağa çıkma yasağı uygulanıyordu  , bu benim için bir oyun haline gelmişti adeta çünki ;  bütün ailenin erkenden evde toplanması anlamına geliyordu bu yasak , ve çok mutlu ediyordu beni .  Ananem bize gelirdi ,  akşam üstleri yemeğimizi yer saat dokuz olmadan onun evine gitmek için bizden ayrılırdık .Yollar çok ıssız olurdu bir ses duyduğumuzda geriye dönüp bakar kimseyi görmeyince içimden bir oh çekerdim o ise '' korktunmu '' deyip elimi tutar adımlarını hızlaştırırdı elbette . Kapıdan içeri girdiğimizde benim için mutlu anlar başlardı ; iki katlı bir evdi ananemin dedemden kalma evi ;  içerisinde beş çocuğun büyüdüğü biz   torunlarınsa hep severek ve isteyerek gittikleri bir yerdi . Girişte uzun bir koridor vardı daha sonra ikinci kata çıkan bir merdiven bulunurdu ,  odaya çıktığımızda pencerenin önündeki kanepeye oturmak vazgeçilmezlerimdendi çünki orası benim için çok özel bir yerdi ; pencereden dışarı bakıldığında sokağın karşısındaki kahvehaneyi görebiliyordun ,  yoldan gelen geçen kişileride ; kahvenin ve sokağın kesiştiği yerde büyük bir çınar ağacı bulunmaktaydı ulu bir çınar ağacı ; yatmak ve uyumak istediğim yer pencerenin önündeki o  kanepenin üstü olmuştur benim her zaman neden diye sorulacak olursa eğer ; çünki gecenin karanlığında sokak lambasının ışığı ağaca yansıdığında değişik şekiller oluştururdu ve o şekillerden anlamlar çıkarıp kendimle oyun oynardım çoğu zaman ; Ama benim için esas ödül sabah yaşanırdı hep ,  erkenden kalkardı ananem ; kalkar sobayı yakar çayı yapar beni uyandırırdı . Elimi yüzümü yıkadıktan sonra sofraya oturur mis gibi kızarmış ekmek kokusu eşliğinde yemeğimi yer onun anlattığı hikayeler karşısında hayallere dalardım ; düşünürdüm kendi kendime bu kadar anlatacak şeyi nereden buluyor diye neşeli kadındı aynı zamanda sevecen ; derken günlük işlerimizi yapar pencerenin karşısına tekrar oturur dışarıyı seyretmeye başlardık ,  birlikte gülerdik çoğu zaman o sarılırdı bana ; bende ona  ela gözlerine bakar ve beyaz saçlarına ;  hayal ederdim keşke hiç sokağa çıkma yasağı kalkmasada biz böyle onun evinde kanepede oturup birlikte dışarıdaki hayatı seyrederek zaman geçirsek diye ...                           Şimdi düşünüyorum da böylesi zor günleri nasılda güzel anılarla yaşamış ve geçirmişim oysa ;  o ela gözlü hep gülen kadın ne güzel zamanlar yaşatmış bizlere ; keşke hala yanımızda olsaydı  bize şakalar yapıp güldürseydi  fakat bu mümkün olmasa da zaman anılarımızı yaşanmışlıklarımızı  elimizden alamıyor işte en güzel tarafı bu bence ... Her ne kadar çevremizde kötülükler zor olaylar aksilikler olsada eğer içimizden  güzellikleri yok etmiyorsak ; çokta fazla hasar bırakmıyor bırakamıyor belkide ; herşey ela gözlü bir kadının bakışlarında son buluyor bence ...

Yorumlar

Popüler Yayınlar